Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde, İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesinin 33. Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, çarpıcı mesajlar verdi. İstanbul Kongre Merkezi'nde, İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesinin 33. Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Alınan kararların hayata geçirilmesi gerekir. Gerçeğe dönüşmeyen fikirler hoş bir söz olarak kalmaya mahkumdur. Bu tür toplantıların bir manası olmalı. Karara bağladığımız hususları hep birlikte fiile geçirmenin mücadelesini vermeliyiz. Ancak bu şekilde ümmetin dertlerine deva olacak çözümleri bulabiliriz" dedi.

"ACIYLA KIVRANIYOR"

Son yıllarda sancılı bir süreçten, bir fitne döneminden geçtiğimiz aşikardır diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şehirlerimiz malesef bugün yıkımla acıyla kıvranıyor. Sadece sakinlerine değil mazlumlara eman yurdu olmuş beldelerimizden annelerin feryatları yükseliyor. Halep'in asırlık camilerinde ezan sesleri aartık duyulmuyor. Bağdat'ın kütüphaneleri talan edildi. Yemen'in mekanları giderek bir enkaz yığınına dönüşüyor. Şehirlerimizle birlikte 1400 yıllık medeniyetimiz tek tek yok oluyor" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, açıklamasında İslam dünyasına şu çağrıda bulundu: DEAŞ, El-Kaide, Boko Haram, YPG, FETÖ gibi katil sürülerinin, tüm bölgemizi büyük bir kan gölüne dönüştürdüğünü görüyoruz. Perde arkasındaki asıl senaristleri görmemiz engel olmamalıdır. İslam dünyasının birliğini ve istikbalini yok etmeye yönelik kirli bir senaryo uygulanıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti:

"ASIL HEDEF İSLAM MEDENİYETİNİN HAYAT PINARLARINI KURUTMAKTIR"

Batı dünyası 3 asır önceki mazlumların kanları üzerinden kendilerine bir refah düzeni inşaa etmiştir. Batı bugünde mazlumların kaynakları üzerinden ömrünü uzatmanın gayreti içindedir. Elbette burada hedef yalnızca petrolümüz değil. Yağmalanan sadece yer altı ve yer üstü zenginliklerimiz değil. Asıl hedef İslam medeniyetinin hayat pınarlarını kurutmaktır. Çünkü Müslümanlar yaşadıkları onca saldırıya rağmen küresel anlamda iddialarını sürdürmeyi başarmıştır.

"İSLAM ÜLKELERİNİN BATI'YA VERDİĞİ SİLAH SİPARİŞLERİNİN ASIL KAZANANI KİMLER?"

Batı tarihinden ne kadar hastalıklı unsur varsa hepsini de İslam dünyasına ihraç ederek geleceğini garanti altına almaya çalışıyor. İslam ülkelerinin Batı'ya verdiği silah siparişlerinin gerçek kazananları kimlerdir? Her gün günde 5 kez aynı kıbleye yönelen kardeşlerin birbirlerine düşman edilmeleri kimlerin işine geliyor. Bu sorulara verilecek hasbi cevapların meselelere daha farklı yaklaşacağımıza vesile olacağına inanıyorum. Müslümanlar kendilerine biçilen rolü sorgusuz sualsiz kabul edemez. Kimler tarafından ortaya çıkartıldığı, beslendiği, büyütüldüğü artık tüm çıplaklığıyla ortaya çıkmış, bu katil sürülerinin İslam düşmanlığının aracı yapılmasına seyirci kalamayız. Terör örgütlerinin eylemleri üzerinden tüm Müslümanların töhmet altında bırakılması, bu bahaneyle en temel haklarının dahi gasbedilmesi gerçek niyeti ele veriyor. Öte yandan elbette iddia sahibi olmak imkan sahibi olmayı da gerektirir. Müslümanlar aslında büyük imkanlara sahip. Asıl mesele bunu hakkıyla değerlendirmektir.

"GEÇ KALDIĞIMIZ HER GÜN BİZİM İÇİN BÜYÜK KAYIP"

Aramızdaki ticaretin arttırılmasına yönelik projelerin arttırılmasına önem vermeliyiz. Tercihli ticaret sistemine işlerlik kazandırmalıyız. Geç kaldığım her gün bizim için büyük kayıptır. Biz çalışmalara en büyük desteği sağlamaya çalışıyoruz. Geleceğimizin teminatı olan genç nesillere özel önem vermemiz gerekiyor. Bunun yolu özgüven sahibi insan yetiştirmekten geçiyor. Teşkilatı bilim teknoloji ve inovasyon gündemi belgesini bu zirvede kabul ettik. Bilim sanayi ve teknoloji alanındaki yatırımlar ekonomik işbirliğimize katkı sağlayacaktır. Aldığımız kararların hayata geçirilmesi için öğrenci ve akademisyen hareketliliğini arttırmamız gerekiyor. İslamofobi ve yabancı karşıtlığı ile mücadelede yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız büyük önem arz ediyor.